karar
Adalet burada sabit bir kavram değildir.
Aynı suç, aynı sonucu doğurmaz.
Çünkü belirleyici olan yapılan şey değil, yapan kişidir.
Kim olduğun, nerede durduğun, hangi sınıfa ait olduğun, ne kadar paran olduğu, kime yakın olduğun adaletin yönünü belirler. Bu koşullarda adaletten söz etmek mümkün değildir.
Defalarca suç işleyip ceza almayanlar vardır. Topluma tekrar tekrar salınanlar vardır. Buna karşılık yalnızca konuştuğu, itiraz ettiği ya da rahatsızlık yarattığı için cezalandırılanlar da vardır. Bu bir istisna değil, sistemin işleyişidir.
Adaletsizlik karşısında susmak tarafsızlık değildir. Bu, yaşananlara ortak olmaktır. Ben bunları söylediğim için bir gün bunun bedelini ödeyebilirim. Ama susmak, adaletsizliğin sürmesine katkı sağlamaktır.
Bu yüzden konuşuyorum.
Bu yüzden bu işler var.
Eğer sonunda olan biten yine kaderle açıklanacaksa, bu da bu düzenin en tanıdık refleksidir.